Twitter Facebook Delicious Digg Stumbleupon Favorites More

Nereden Bileceksin

NEREDEN BİLECEKSİN


Sen nereden bileceksin ki
En mutlu olduğun anda bile
Gözyaşlarını içine akıtmanın
Ne demek olduğunu...

Share:

Ağaç Ev Sohbetleri-2

AĞAÇ EV SOHBETLERİ-2


Ağaç Ev Sohbetlerinin bu haftadaki tartışma konusu İrem Can’ ın fikriyle belirlenmişti.

Doğamız giderek tehlike sinyalleri veriyor. Küresel ısınma ve çevre kirliliği en had safhada. Bunlar için geri dönüşüm, sıfır atık, daha az tüketim hatta poşetlerin paralı olması gibi önlemler alınıyor. Siz bu konuda neler düşünüyorsunuz? Geleceğimiz için daha yaşanılır bir dünyayı nasıl sağlayabiliriz?

Toplumu oluşturan en önemli unsurlardan biridir “Genel Ahlâk Kuralları”. Bunlar yazılı olmamakla birlikte dünya üzerinde yaşayan her insan için aslında bir anayasa gibidir ve evrenseldir. Bu kurallara birçok örnek verilebileceği gibi en önemlilerinden bir tanesi de “Doğayı Korumak ve Çevreyi Kirletmemektir”.

Son yıllarda çokça gündeme gelmeye başladı bu konu. Gündeme gelmesinin asıl sebebi ise insanların duyarlılığı değil daha çok duyarsızlığı sonucu ortaya çıkan çevre felaketleri. Sıkça duyduğumuz “Küresel Isınma” dünyanın dengesini değiştirecek boyutlara ulaşmaya başladı. Sebep tabi ki “İnsan”.

Aslında bu konuda söylenecek çok bir şey yok, herşeyin başında olduğu gibi bu konuda da kapıların çıktığı tek nokta “Eğitim”. Aile Eğitiminin yanında Örgün Eğitim tamamlayıcı bir unsurdur aslında ama ülkemizdeki eğitim durumu malum.

Bu konudaki düşüncem çok geç kalındığı yönünde. Bireysel olarak insanların çevreye verdiği zarardan daha çok buna sebep olan büyük ölçekli sanayi firmaları bu konunun baş mimarı.

Sen havaya zarar veren parfüm yaparsan insan da bunu kullanır,

Sen ürettiğin malzemenin (yiyecek, içecek, kıyafet, vb.) ambalajını çabuk yok olan malzemeden yaptırmazsan kendine saygısı olmayan birileri onu çöpe değil de çevreye attığında bilmem kaç yıl o ambalaj yok olmaz,

Sen iki kuruş fazla para kazanacağım diye alman gereken tedbirleri almazsan fabrikan çevreye zarar verir…

Asıl önemlisi de yarın eve ne ekmek götüreceğim derdinde olan insanların birçoğunun hiç umrunda değildir bu konular.

Aybüke S. nin can alıcı şu tespiti işin ayrı bir boyutu: “Bir de konuya sosyolojik boyuttan bakmak gerek, düşünsene uyanıyorsun ve tek derdin atıklarını ayıklamak, doğayı korumak, daha temiz hava sağlayabilmek. Ama gel de anlat hayat mücadelesi veren, açlık ve yoksullukla, gerginlikle, kaosla uyanan halka doğa mücadelesini, küresel ısınmayı.. Anlatamazsın, anlatsan bile iç güdüsü ona şuan için ucu dokunmayan sorunlar ile değil insani ihtiyaçları için savaşacaktır, plastik, doğa, iklim ile değil. Bu konuyu dile getirip yazan, kafa yoran emin ol zaten bilinçli yaşayan kesim..”

Paralı poşet konusuna gelince; İllaki bir etkisi oldu yalnız yine olan garibana oldu. Allah aşkına biri söylesin, zengin insan bu uygulamadan sonra daha mı az poşet kullanmaya başladı. Ama 25 kuruş için metroya değil de tıkış pıkış minibüse binen kıt kanaat geçinen insanlar bundan etkilendi. Madem konumuz çevre o zaman marketlere veya firmalara söylesinler onlar tedbir alsın fazla poşet vermesin. Şu da olabilirdi; poşetleri depozitolu yapsınlar millet poşete para vereceğine poşetten para kazansaydı. Bakalım ne kadar etkili olurdu.

Evet bireysel olarak herkes üzerine düşeni yapmalı fakat bu işin asıl sorumlusu yönetenlerdir. Geçmişten günümüze bütün dünyada bu konuda gerekli tedbirler ve yaptırımlar uygulanmadığı için şimdi bu haldeyiz, haliyle doğa da intikamını alacak…
Share:

Bir Yazar Anatomisi (AHMET HALDUN TERZİOĞLU)

BİR YAZAR ANATOMİSİ (AHMET HALDUN TERZİOĞLU)

En çok sevdiğim, okumaktan zevk aldığım kitap türüdür Tarihi Roman türü. Küçüklüğümden beri tarihe olan ilgimden dolayı olsa gerek özellikle Türk tarihi romanlarını okumak, okurken kendimi o döneme ışınlanmış gibi hissetmemi sağlıyor. Bu hissin oluşmasında ki en büyük etken de yazarın kitabında bu etkiyi yaratabiliyor olması. Bunu başarabilen, takip ettiğim en iyi yazarlardan biri olan Ahmet Haldun Terzioğlu’ndan bahsedeceğim bu yazımda. Keşke kendisiyle tanışıp röportaj yapma imkânım olsaydı. Belki ileride o da olur, nasip kısmet.

Kitapları seviyorsanız eğer, illaki karşınıza çıkmıştır bu büyük yazar. Hele de benim gibi tarihi romanları takip ediyorsanız zaten kendisini tanıyorsunuzdur. İlk defa duyacak olanlar da benim penceremden kendisiyle tanışmış olsun o zaman:)


Türk tarihine olan ilgim, geçmişte yaşayan Türk kahramanlarını daha iyi tanımak adına kitapçıda kitapları kurcalarken, Mete Han adlı kitabını alarak kendi dünyasına ortak oldum bende. Akıcı anlatımı sizi hikayenin içine sokarak hem o anı yaşatıyor hem de tarihi olayları ve kişileri daha kolay anlamanızı sağlıyor. 

Kitabı bitirdikten sonra kendisine attığım e-posta da kitabı ve anlatım tarzını çok beğendiğimi, ileride bir erkek evladım olursa adını Metehan koyma isteğimin bu kitapla daha da somutlaştığını belirtmiştim. Kendisi de cevaben “Sen oğlun olursa adını Mete koy, Han lığını kendisi alsın” diyerek muhteşem bir cevap vermişti. 

Diğer bir özelliği de unutulmaya yüz tutmuş, birçoğumuzun ilk defa duyacağı Türkçe sözcükleri kitaplarında sık sık kullanıyor olması. Sayfanın altındaki açıklamalar ilk başlarda sözcükleri anlamanızda size yardımcı oluyor, sonra zaten gerek duymuyorsunuz. 

Şanlı tarihimizin Osmanlı Devletinden ibaret olmadığını gösteren, eserleriyle geçmişimizi anlamamızda bize ışık olan,  "Tarihi roman yazmayı değil, Tarihi romanlaştırmayı"  seçen bu büyük yazara saygılarımı sunuyorum.

Not: Son cümle kötülemek amaçlı değil, gerekli mercilere eleştiri amaçlı kullanılmıştır. Şanlı tarihimizin her dönemi benim için özeldir fakat son dönemlerde gösterime giren dizi, film ve devlet kanalıyla yapılan yapıların isimlendirmesi sanki Osmanlı Devletinden öncesi yokmuş algısı oluşturduğu için yapılan bir eleştiri.

Daha fazla bilgi için tıklayınız...

Share:

Kitap Mim i

Kitap Mim i



Biraz geç cevapladığım için özür diliyor, Mim i oluşturan konumuzkitap bloğunun sahibi İrem Can  a ve beni davet eden Bi Çay Bi Çaylak a teşekkür ederek cevaplara geçiyorum.

1) Kitap size ne kattı?

Konusuna göre değişir ama en önemlisi hayal gücü diyebilirim. Bazen kendimi olayın içerisinde buluyorum, bu biraz da yazarın ustalığına bağlı tabiki:)

2) Kitap arkadaş mıdır sizce?

En iyi arkadaşlardan biridir kitap, bizi kendi dünyasına çeker.

3) Neden kitap okuyorsunuz?

Başka dünyalara dalmak güzel oluyor, herşeyi unutup oraya odaklanıyorsun.

4) Kitabı ne sıklıkla okuyorsunuz?

İstediğim ortam olunca hemen alırım elime fakat şu sıralar çok okuyamıyorum. Yoğun iş temposu ve bıcırıklarım biraz engel oluyor:)

5) Hangi tür kitapları okuyorsunuz?

Ben Tarihi Romancıyım, bunun yanında Araştırma, Türk Edebiyatını ve Dünya Klasiklerini takip ederim.

6) Kitap yazmayı düşündünüz mü?

Blog yazmaya yeni başladım, kitap yazma yeteneğim yok bence. Denemedim aslında ama süslü cümleler kurmayı pek beceremiyorum:)

7) En sevdiğiniz yazar kim?

Ahmet Haldun Terzioğlu

8) Kitapları ciltler misiniz?

Yok, hiç yapmadım, yapmam da.

9) Gezi kitaplarını sever misiniz?

Hiç okumadım.

10) Kitap alırken kapağına göre mi seçersin?

Ben daha çok basımına dikkat ederim. Rahat açılıp okunabiliyor mu, harf boyutu okunabilirlik açısından yorucu mu. Arkada ki yazıyı da okumadan geçmem:)


Share:

Keşf-i Blogger Etkinliği

Keşf-i Blogger Etkinliği


Güzel bir etkinlik başlatılmış madem bizde geri kalmayalım:)

Sizi kimlerin takip ettiğini görmek için buraya tıklayarak ilgili yazımı okuyabilirsiniz...


Herkese içten bir "Merhaba",


Blogger dünyasını yeniden neşelendirmenin, harekete geçmenin vakti geldi!  Sürekli aktif paylaşım yapan, blog yazmayı seven arkadaşları tanımak istiyoruz. Daha çok tanışıp, kaynaşmak istiyoruz. Onlara, sizlere ulaşmak, konuşmak, paylaşımda olmak istiyoruz.



"Keşf-i Blogger" Etkinliği.

Bu yayında yapılması gerekenler çok basit;

1-Linklerini paylaşan güzel arkadaşları takip etmek.
2-Kendi güzel linkinizi yazının altına eklemek.
3-İçtenlikle yazıyı sonlandırmak ve blogger arkadaşları bu etkinliğe davet etmek :)

*Size ve daha çok yazara ulaşabilmek için etkinliğimizi es geçmeyin lütfen!

Sevgiler.

Edischar ve Taha Akkurt



Blog Linklerimiz;

edischar.blogspot.com

akkurttaha.blogspot.com


sadevederin.blogspot.com



Share:

Mim (Edischar)

EDISCHAR ın MİM i


Mimi ilk başlatan Edischar a ve beni davet eden ReHiTu ya teşekkür ederek Mim i cevaplamaya başlıyorum.

Boş vakitte neler yaparsınız?

Kendi işimizi yaptığımız için açıkçası çok boş vaktim olmuyor. Hatta çocuklarıma ve eşime de yeterince vakit ayıramıyorum maalesef ki. Buna rağmen fırsat bulduğumda ailemle vakit geçirmeyi, kitap okumayı, film izlemeyi ve bisiklete binmeyi tercih ederim. Kitap okumayı özledim desem abartı yapmış olmam. Yaz sezonu böyle, kışın daha çok vakit bulabiliyorum.

Bu konuda tavsiyem; bir planlama yaparak zamanın değerlendirilmesi yönünde olacak, özellikle eğitim aşamasında olan arkadaşlar için. Geriye bakıp özellikle sosyal medyada zamanımı boş yere harcadığım günler aklıma geldikçe kendime hala kızarım. Her ne kadar o dönem yaptığım stresli işin beni artık bunalıma sokması ve kafamı başka şeylere verememem buna neden olsa da, bahane üretmeden bunun üstesinden gelmem gerekirdi. Siz de kendinize bahane üretmeyin ve kapasitenizi zorlayın. Ben şuna da karşıyım: Gece gündüz hayatını çalışmaya veya birşeyler öğrenmeye adamak da hayatı olumsuz etkiler ve bir müddet sonra sizi hayattan koparır. Bu yüzden herşeyi kararında yapmak daha faydalı olacaktır.

Gününüzü nasıl planlıyorsunuz?

Önemli gördüğüm ve sonraki tarihlerde yapılacak bir işi telefonumun takvimine not ederek takip ederim. İnsan aklı bu “Ben unutmam” dememek lazım:) O güne ait bir notum varsa planlamamı ona göre yaparım.

Hedefleriniz var mı? Varsa neler?

Hedef koyma yaşını bir miktar geçmiş biri olarak şuan ki tek hedefim magnum şifresinden çıkacak olan arabanın bana çıkması:)) 

Bence, evet bir hedefiniz olsun fakat bütün hayatınızı da buna odaklamayın. Hayat o kadar sürprizler çıkarıyor ki insanın karşısına bir anda hayatınız, yaşamınız, planlamalarınız kısaca herşeyiniz değişebiliyor. Sağlık sorunu, trafik kazası, maddiyat gibi. Çok karamsarsın diyebilirsiniz ama yaşadığım için söylemek istedim.

Olur da araba bana çıkarsa eşimle tek hedefimiz, gözden uzak bahçeli bir eve yerleşmek ve eşimin hayalindeki cafe yi açarak kendimize yeni bir hayat kurmak diyebilirim. Neden olmasın:))

İngilizce nasıl geliştirilir?

Benim de hep istediğim ama bir türlü başaramadığım konudur, İngilizce öğrenimi. Kendimi zorlamadım desem daha doğru olur. Sürekli kaynak biriktirdim (kitap, cd, program) ama bir türlü üstüne koyamadım. Yine yaptığım stresli işin bunda da payı büyüktü. Benim de hedefim sizin gibi kursa gitmeden belli bir seviyeye gelmek ve son aşamada kursa gitmekti. Size tavsiyem İngilizce öğreten bir yazılımla planlı olarak ilerlemeniz. Böyle bir yazılım kullandım ve eminim üstünde durulursa belli bir aşamaya çıkabilirsiniz. Çünkü yazılım size ödevler vererek ve sınav yaparak seviyenizi ölçüyor ve üst aşamaya geçmenizi sağlıyor. 

Herşey insanın kendisinde bitiyor, özellikle günümüzde "dayısı" olmayanların ne kadar başarılı olursa olsun biryerlere gelemediğini görmek bizi üzüyor olsada pes etmemek lazım. 
Ve sürprizlere hazırlıklı olmak. 
Herkese bol şans:)
Share:

Nedir Bu "SEO"

NEDİR BU “SEO”

Search Engine Optimization -SEO (Arama Motoru Optimizasyonu), Web sitelerinin arama motorlarında daha iyi performans göstermesi için yapılan çalışmaların tümüne verilen isimdir. Yani, sitenizin internet arama motorlarında (Google, Yandex) üst sıralarda çıkması için yapılan işlemlere denir. 

Arama motorlarının çalışma prensibi, kullanıcının erişmek istediği  bilgiye (sayfaya) en kolay şekilde yönlendirmeyi sağlamaktır. Bunun içinde baz aldıkları belli etkenler vardır. Web sayfası tıklanma oranı ve anahtar kelime (etiket) tanımlaması bunların başında gelir. Malum internet artık koca bir dünya oldu ve neredeyse herkesin bir internet sitesi var. Özellikle ticaret, e-ticaret, haber, tatil, vb. üzerine kurulu siteler büyük bir yarış içerisinde. İnternet üzerinden alışverişin gittikçe artması bu amaçla kurulan sitelerinde iştahını iyice kabartmakta. Ayrıca firmalar internet üzerinden satış yapmasa bile ürün tanıtımlarını internet sitesi üzerinden herkese kolayca ulaştırabilmekte. İnternetten bakıp beğeniyorsunuz ve direkt gidip mağazadan alışveriş yapıyorsunuz, mağaza mağaza gezme derdi yok. Malum çoğumuz da internette arama yaptığımızda ilk sıralarda çıkan sitelere bakarız. İşte bu yüzden site sahipleri sitelerinin ilk sıralarda çıkması için bu hizmete başvurur. 

Bu hizmeti veren firmalar, arama motorunun öncelik algoritmasına göre sitenizi düzenler ve organik (gerçek) tıklamalarla sitenizin üst sıralarda yer almasını sağlar. 

Belki duyanlar olmuştur, Türkiye’de bu hizmeti veren Detay MaxiNet firması Çiftlikbank operasyonundan sonra aynı kategoriye alınmış ve faaliyetleri durdurularak firma yetkilileri tutuklanmıştır.

Bu hizmete başvurmayan site sahipleri arama motorlarına reklam vererek de üst sıralarda yer alabilir. Blog yazılarında dikkat edilmesi gereken en önemli nokta da yazıyı hazırladıktan sonra etiket ekleme bölümüne anahtar kelimelerin düzgünce girilmesi olacaktır. 

SEO ile ilgili daha detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

Görsel: http://vision360.sc/seo/
Share:

Hikâye (Story) Savaşları

HİKÂYE (STORY) SAVAŞLARI

Akıllı telefonlar yaygınlaştıktan sonra insanlarda sosyal medyada bir hayli zaman geçirmeye başladı. Bu konunun insan ilişkilerini de oldukça minumuma indirdiği, insanların gittikçe asosyalleşmeye başladığı, hatta aile içinde huzursuzluklara sebep olduğu uzmanlar tarafından sürekli belirtiliyor.

Benim asıl değinmek istediğim konu sosyal medyadaki hikaye (story) kullanımı. Daha çok anlık paylaşımlar için kullanılan bu uygulama bir nevi laf sokma platformuna dönmüş durumda. İnsanlar birbirlerinin yüzüne söyleyemediklerini, “Nasıl olsa burdan görür” niyetiyle internetten buldukları afili sözlerle karşılıklı savaşa döndürüyor. Hele bir de kendisinin dört dörtlük olduğunu, hep karşı tarafın suçlu olduğunu belirten paylaşımlar yokmu. Asıl komik olanda daha sonra karşılaştıklarında hiçbir şey olmamış gibi karşılıklı canım cicimler, gülüşmeler falan. 

Açıkçası bende bazı konularda görüşümü belirtmek için bu uygulamayı kullanıyorum. Kişiye yönelik değil de genele yönelik daha çok. Birazda çevremde ki insanların farklı pencereden bakmalarını sağlamak niyetiyle.  Düşünceleri kalıplaşmış bir çevrem olduğu için kendimce görev üstlendim niyeyse. Karşı ataklar da olmuyor değil:)

Bu kadar laftan sonra yazımızı da okkalı bir sözle bitirmek farz oldu:)



Görsel: https://www.wildapricot.com
Share:

İzleyiciler

E-posta ile Takip

Popüler Yayınlar

Sayfa Görüntüleme Sayısı

Translate

Blog Arşivi

Blogda Ara

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Uyarı

İzinsiz kopyalamak ve alıntı yapmak yasaktır.
Copyright © GeCe | Powered by Blogger
Design by SimpleWpThemes | Blogger Theme by NewBloggerThemes.com